Hakan Dayanık – Bursaspor’u Özlemişiz

İşten biraz geç çıktım. Trene bindiğimde çocukların babalarıyla, amcalarıyla, abileriyle ya da kız arkadaşlarıyla maça giden o heyecanlı hallerini görünce bir şeyi fark ettim:
Bursaspor taraftarı, Bursaspor’u gerçekten özlemiş.
Acemler’e yürürken iki abimizin sohbetine kulak misafiri oldum.
“Biz Mersin’e on atarız, bu maç formalite,” diyorlardı. Ama öyle olmadı.
Stada girdiğimizde bayraklar, tezahüratlar, o ambiyans mükemmeldi. Ancak sahadaki Bursaspor o coşkuya karşılık veremedi. Beklenen performans sahada yoktu.
Daha ilk yarının 30. dakikasında oyunu kontrol altına alsak da Mersin genç oyuncularıyla dirençli bir futbol ortaya koydu. 40 bin kişinin önünde kendini göstermek isteyen o gençler canla başla savunma yaptı.
Kerem’in müthiş kurtarışı olmasa maç belki 1-1 olabilirdi. Yan toplarda ciddi sıkıntılar vardı. Eyüp Akçan’ın heyecanını anlayabiliyorum ama burası Bursaspor camiası. Bu tribünler bin kişilik değil, 40 bin kişilik. O farkı hissettirmek gerekir.
Soner Aydoğdu tecrübesini konuşturdu, klas bir golle takımını öne geçirdi ve ilk yarı 1-0 sona erdi.
İkinci Yarı: Barış Kök Farkı
İkinci yarıda Bursaspor’un yine ataklarını izledik ama ne yazık ki bu ataklarda da istenilen performans ortaya konulamadı.
Özellikle İdris Furat’ın çıkıp yerine Muhammet Emin’in girmesi oyunun dengesini bozdu. Muhammet Emin beklenen katkıyı veremedi. Elbette bazı gerekçeler var, ancak bu konunun detaylarını bu akşam “Süper Futbol” programında, Maksat TV’de konuşacağız. Kaçırmayın derim, değerli dostlar.
Barış Kök’ün farkını ise unutmamak lazım. Onun katkısıyla maçı 3-0 kazanabildik. Halil Özer iyi mücadele etti ama kapanan Mersin savunmasını aşmak kolay değildi. Takım genelinde çok fazla yan pas yapıldığını gördük.
İlhan Tepe formunu koruyor, her zamanki gibi istikrarlıydı.
Ama maçın adamı kimdi derseniz — hiç tereddütsüz söylüyorum:
Maçın Adamı: Barış Kök.
Başka da bir şey demiyorum.
Son Söz: Hoca Meselesi
Gelelim son dakikanın en önemli konusuna: Tahsin Tağ.
İlk geldiğinde de söylemiştik: Bu hocayla olmaz, bu hocayla belli bir yere kadar gidersin.
Elli yedi cepten bir hoca; takıma ekstra bir fark katamadı.
Şimdi yeni isimler konuşuluyor. “Bursalı Ömer Erdoğan gelsin” diyenler var. Kusura bakmasınlar ama benim için sadece “Bursalı” olmak yeterli değil. Başarı lazım.
Aynı şekilde, adı geçen bazı isimlerin de bu takımda işi yok.
Benim gönlümdeki hoca belli: İsmet Taşdemir.
Bu ligin kurtu, bu ligin havasını bilen bir isim. Parası, baskısı, stresi… hepsini yaşamış biri.
Ben inanıyorum ki Bursaspor’u yeniden ayağa kaldırabilecek isim o’dur.

Exit mobile version